Yaşam Koçu Senin Aynan Olabilir

Bir yaşam koçuyla çalışmanın asıl etkisi, görüşme odasının kapısı kapandığında başlar; çünkü o noktadan sonra insan artık yalnızca konuşulanları değil, kendi alışkanlıklarını da fark etmeye başlar ve fark etmek, değişimin en sessiz ama en güçlü başlangıcıdır. Yaşam koçluğu sürecinde en sık yapılan yanılgılardan biri, koçtan net cevaplar beklemektir; oysa iyi bir yaşam koçu cevap vermez, doğru soruyla zihni rahatsız eder ve bu rahatsızlık, uzun zamandır ertelenen yüzleşmelerin kapısını aralar.

Bu süreçte kişinin kendine karşı geliştirmesi gereken en önemli beceri, dürüstlüktür; ama bu dürüstlük sert bir öz eleştiri değil, sakin bir gerçeklik kabulüdür. İnsan çoğu zaman başarısızlıklarını dramatize eder, başarılarını ise küçümser ve yaşam koçluğu tam bu iki uç arasındaki dengeyi kurmaya çalışır. “Bunu yapamadım” demek yerine “burada neden zorlandım” sorusunu sorabilen kişi, hayatındaki tekrar eden döngüleri fark etmeye başlar ve bu farkındalık, yeni başlangıçların gizli haritasıdır.

Yeni bir işe başladıktan sonraki ilk haftalar, birçok insan için görünmez bir sınav gibidir. Kimse açıkça değerlendirme yaptığını söylemez ama herkes gözlemler. Bu dönemde yapılması gereken en önemli şey, aceleci biçimde kimlik inşa etmeye çalışmamaktır. Yaşam koçları, bu aşamada kişinin kendini kanıtlama telaşıyla gerçek potansiyelini gölgelememesi gerektiğini vurgular; çünkü kalıcı etki, hızlı çıkışlarla değil, tutarlı davranışlarla oluşur.

İlk günlerde yapılan en büyük hatalardan biri, her şeye aynı anda yetişmeye çalışmaktır. Yeni iş, yeni insanlar, yeni beklentiler derken kişi farkında olmadan kendi sınırlarını esnetir ve bu esneme genellikle sessiz bir yorgunluk olarak birikir. Yaşam koçluğu burada kişiye şunu öğretir: Her şeyi hemen anlamak zorunda değilsin, her soruya anında cevap vermek zorunda da değilsin. Öğrenme süreci, aceleyle değil, sindirerek ilerler.

Bir diğer kritik nokta, iletişim biçimidir. Yeni bir işe başlarken ya da iş görüşmelerinde insanlar çoğu zaman “doğru şeyi söylemeye” odaklanır ama “doğru tonu” gözden kaçırır. Yaşam koçları için iletişim yalnızca kelimelerden ibaret değildir; duruş, dinleme biçimi, soru sorma şekli ve sessizlikle kurulan ilişki de mesajın bir parçasıdır. Gerektiğinde susabilen, gerektiğinde netleşebilen kişiler güven duygusu yaratır ve bu güven, profesyonel ilişkilerin görünmeyen temelidir.

Serinin bu noktasında özellikle vurgulanması gereken bir başka konu da beklenti yönetimidir. Yeni bir işe başlarken kişi çoğu zaman kendinden çok şey bekler ama başkalarının kendisinden ne beklediğini netleştirmez. Yaşam koçları bu belirsizliğin uzun vadede hayal kırıklığına yol açtığını bilir ve kişiye beklentileri konuşmanın bir zayıflık değil, profesyonel bir netlik olduğunu hatırlatır. Net olmayan beklentiler, en çalışkan insanı bile yıpratır.

Yaşam koçluğu sürecinde başarıya ulaşan kişilerle ulaşamayanlar arasındaki fark genellikle yetenekte değil, sürdürülebilirliktedir. Büyük bir motivasyon dalgasıyla başlamak kolaydır; zor olan, bu dalga çekildiğinde de yol almaya devam edebilmektir. Bu yüzden yaşam koçları küçük alışkanlıkları, düzenli refleksiyonları ve periyodik durup değerlendirmeleri merkeze alır. Çünkü değişim, büyük karar anlarında değil, sıradan günlerde şekillenir.

Serinin bu aşamasında şunu söylemek gerekir: Yaşam koçluğu bir sihirli değnek değildir ve bunu böyle bekleyenler kısa sürede hayal kırıklığı yaşar. Ancak yaşam koçluğu, insanın kendi potansiyeline karşı körleşmesini engelleyen güçlü bir farkındalık sürecidir. Kişi bu süreçte hem güçlü yanlarını daha net görür hem de kendini sabote ettiği alanları tanımaya başlar. Bu tanıma, suçlama değil sorumluluk getirir.

Ve belki de en önemlisi, yaşam koçluğu insana şunu öğretir: Hayat bir kez doğru yapıldığında kazanılan bir oyun değildir. Yanlışlar, yön değiştirmeler, duraklamalar ve yeniden başlamalar bu yolun doğal parçalarıdır. Önemli olan her seferinde kendine biraz daha dürüst, biraz daha sakin ve biraz daha bilinçli dönebilmektir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar